Modern tıp ve yüksek mühendisliğin bir araya geldiğinde neleri başarabileceğinin en somut kanıtı olan kalp pilleri, günümüzdeki uzaktan takip edilebilir formlarına büyük teknolojik engelleri aşarak ulaştı. İşte o tarihi dönüm noktaları:
Yaylı bir motor ve el krankı ile çalışan bu cihaz devasa boyutlardaydı. Hyman buna "artificial pacemaker" adını vererek tıp literatürüne bu terimi kazandırdı, ancak cihaz hiçbir zaman insanlarda standart bir tedaviye dönüşemedi.

1952'de kalbi harici bir cihazla uyarmak başarıldı ancak sistem hastayı yatağa bağlıyor ve cilt yanıklarına yol açıyordu. Dönüm noktası 1957'de yaşandı; büyük bir elektrik kesintisi sırasında bir hastanın hayatını kaybetmesi üzerine, Medtronic'in kurucusu Earl Bakken boyna asılabilen, transistörlü ve bataryayla çalışan ilk giyilebilir (wearable) cihazı icat etti.

Mühendis Rune Elmqvist ve Cerrah Dr. Åke Senning, tamamen vücut içine yerleştirilebilen ilk kalp pilini Arne Larsson adlı hastaya taktılar. Epoksi reçine ile kaplanmış ilk pil sadece 3 saat dayandı, ancak Larsson hayatı boyunca 26 farklı kalp pili eskitti ve 86 yaşına kadar yaşadı. İlk implantların içindeki cıva-çinko bataryalar 1-2 yılda bitiyor ve hastaların sürekli ameliyat olmasını gerektiriyordu.

1970'lerde lityum pillerin kullanılmasıyla cihaz ömürleri 10 yıla kadar çıktı. Aynı dönemde cihazlar sadece sabit ritimde çalışan bir metronom olmaktan çıkıp, kalbin kendi ritmini "dinleyen" (sensing) akıllı mikroçiplere dönüştü.

Modern CIED (Kardiyak İmplante Edilebilir Elektronik Cihaz) döneminde odak noktası artık sadece donanım değil, aynı zamanda cihazın ürettiği verinin yönetimidir. Hastaların rutin kontroller için sürekli kliniğe gitmesine gerek kalmadan doğrudan evdeki monitörleri (veya akıllı telefonları) üzerinden klinikle bağlantı kurduğu uzaktan pacemaker/ICD takip sistemleri standart hale gelmeye başladı. Aynı zamanda kablo (lead) kaynaklı kopma ve enfeksiyon risklerini tamamen ortadan kaldıran, doğrudan kalp duvarına kanca ile tutunan madeni para boyutundaki "kablosuz" piller geliştirildi.

Önemli Bir Detay: Günümüzdeki uzaktan takip (Remote CIED monitoring) sistemleri, basit bir uzaktan holter veya fitness bilekliği ölçümüyle karıştırılmamalıdır. Bu cihazlar doğrudan kalbin içinden alınan klinik seviyede batarya durumu, şok geçmişi ve gerçek zamanlı aritmi kayıtlarını güvenli ağlar üzerinden hekimlere ulaştırır.